Şehirden Kaçış Rotaları: Adalar
Return to Homepageİstanbul’a şehir dışından ya da yurtdışından bir misafiriniz geldiğinde mutlaka bir Adalar turu yapılır. Nostaljik ve bir sahil kasabasını andıran atmosferiyle Adalar, İstanbul gezilerinin olmazda olmaz duraklarıdır. Adalar Belediyesi’ne bağlı 9 tane adadan Sivriada, Kaşık Adası ve Yassıada’da yerleşim yok, İstanbul’dan toplu ulaşım yolu da bulunmuyor. Ancak Kabataş, Eminönü, Kadıköy ve Bostancı’dan Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’ya hergün Şehir Hatları Adalar seferleri mevcut. Sedef Adası’na ise Bostancı’dan günde iki kere yapılan seferlerle gidebiliyorsanız.
Şehrin karmaşasına bir ara vermek istediğinizde Adalar’dan birine gidip sakinliğin tadını çıkarmak aslında bir vapur yolculuğu kadar kolay. Havaların ısındığı bahar ve yaz aylarında turist akınına uğrayan Adalar’a mümkünse hafta içi gitmenizi öneriyoruz. Peki gittiğinizde yapabilecekleriniz neler?

BÜYÜKADA
Adalar’ın en büyüğü ve kalabalığı Büyükada, özel dokusu ve tarihi yapılarıyla daima en çok ziyaret edilen ada olmuştur. Büyükada’ya indiğinizde öncelikle adanın alametifarikası, ulaşımınızı da oldukça kolaylaştıracak bir bisiklet kiralayın ve adayı turlamaya başlayın. Eski evler ve köşklerle dolu sokaklar, bahardan itibaren rengarenk çiçeklerle doluyor ve harika fotoğraflara kare oluyor.
Büyükada’da Aya Yorgi Kilisesi başlıca turistik noktalardan biri. Bunun için iskeleden yaklaşık bir saat süren, yokuşu bol bir yolculuk sizi bekliyor. Ancak kilisenin olduğu tepenin manzarası, kesinlikle buna değecek. Kilisenin yanındaki Yücetepe Kır Gazinosu ise bu manzaranın tadını çıkarmanız ve bir şeyler atıştırmanız için harika bir dinlenme noktası.
Denize girmek istiyorsanız Büyükada’da 7 tane plaj mevcut. Eğer sakin bir plajda vakit geçirmek isterseniz, adanın arka tarafında kalan Eskibağ Plajı’na gitmenizi öneririz. Halik Plajı ise Büyükada’nın en temiz plajı olarak biliniyor.
Kültür turlarına meraklıysanız adaya gitmişken Adalar Müzesi’ni, Troçki Evini ve Rum Yetimhanesi’ni de mutlaka görmelisiniz. Dönüş yoluna geçmeden ise mutlaka bir ada klasiği olarak Yunus’un seyyar arabasından dondurma alın günü tatlı bir şekilde noktalayın!

HEYBELİADA
Vapur Heybeliada’ya yaklaşırken sizi kıyıda bembeyaz, zarif yapısıyla Heybelida Deniz Lisesi karşılar. Birçok tarihi yapı ve köşkün yanı sıra Heybeliada doğası ve keyifli piknik alanları sebebiyle de tercih ediliyor. Siz de Değirmenburnu’ndaki piknik alanındaki masalarda serin kuzey rüzgarları eşliğinde piknik yapmayı mutlaka programınıza ekleyin.
Heybeliada sokaklarında gezerken önünüze Hüseyin Gürpınar Müzesi ve İsmet İnönü Evi çıkacak. Hüseyin Gürpınar Müzesi 2017 yılından bu yana tadilatta olduğu için içine girilmiyor ancak binası da oldukça görülesi. İsmet İnönü Müzesi ise ziyarete açık.
Adanın diğer mutlaka görülmesi gereken tarihi, turistik yapıları ise Heybeliada Ruhban Okulu, Ayios Nikolaos Kilisesi, Bet Yaakov Sinagogu ve Aya Yorgi Uçurum Manastırı. Keyifli bir yürüyüşle birkaç saat içinde tüm bu noktaları görmeniz mümkün. Bol bol fotoğraf çekmeyi de unutmayın!


BURGAZADA
Burgazada deyince akla hemen Sait Faik Abasıyanık gelir. Burgazada’nın en çok ziyaret edilen noktalarından biri Abasıyanık’ın yaşadığı ev olan Sait Faik Müzesi’dir. Gezilecek noktaların kültürel ve tarihi oluşuyla öne çıkan Burgazada’dan görmeden dönmeyin diyebileceğimiz diğer yerler ise Aya Yani Kilisesi, Aya Yorgi Garibi Manastırı ve Hristos Manastırı.
Denize gitmek içinse meşhur Madam Marta Koyu, diğer adıyla Kalpazankaya Plajı güzel bir seçenek olabilir.
Burgazada’yı diğer adalardan farklı kılansa son birkaç yıldır çeşitli konser ve festivallerin düzenlendiği Cennet Bahçesi. Burgazada’ya gidiyorsanız Cennet Bahçesi’nin etkinlik takvimine mutlaka göz atmalısınız. Sevdiğiniz bir grubu adanın yeşillikler içindeki harika bir noktasında izlemek gününüze renk katan harika bir deneyim olabilir. Etkinlik sonrası son ada vapurunu kaçıracağınızdan endişeleniyorsanız da gece yarısını dek Bostancı-Kınalıada-Burgazada arasında sefer yapan Mavi Marmara’nın tarifesini kontrol edebilirsiniz.

KINALIADA
Dört ada içinde en küçüğü ve adalar vapurunun ilk durağı Kınalıada. Birçok İstanbullu’nun denize girmek için ilk tercihi İstanbul’a yakınlığı ve denizinin temizliğiyle Kınalıada’daki Ayazma Halk Plajı ve Kamos Beach Club’dır.
Adaya yolunuz düştüğünüzde tavsiyemiz, küçük oluşunu avantaja çevirerek birkaç aktiviteyi rahatça ve dilediğinizde gerçekleştirebileceğiniz bir gün planlamanız. Sabah ilk vapurlardan biriyle gittiğiniz Kınalıada’da güne yüzerek ve güneşlenerek başlayabilir, öğlende adanın klasik mekanlarından Murat Kebap’ta yemeğinizi, Bahar Pastanesi’nde tatlınızı yiyebilirsiniz. Ardından Surp Krikor Lusaroviç Ermeni Kilisesi’ni ve Hristos Tepesi’ndeki manastır bölgesini ziyaret edip tüm Kınalıada aktivitelerini gerçekleştirdiğiniz gününüzü sonlandırabilirsiniz.
City