Müzekartınızla Gezebileceğiniz Müzeler
Return to HomepageŞehri keşfetmek üzerine bir sürü şey konuşuyoruz. Şehirli olmak demenin ev-iş rotasının dışına çıkmak, sergileri müzeleri gezmek, etrafımızda neler olup bittiğinin farkında demek olduğunu söylüyoruz. Kendimize kültürel bir rota çizdiğimizde, elimizde olması gereken bir şey var ki olmazsa olmaz: Müzekart!
Müzekart ile aldıktan itibaren 1 yıl boyunca gezebileceğiniz Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müzeler listesi epey uzun. Size insanlık, medeniyetler ve tarih konusunda bir sürü şey öğretecek, Müzekart’ınızla gezebileceğiniz bazı müzeleri sıraladık:

TOPKAPI SARAYI MÜZESİ
İstanbul’un fethiyle 380 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’na ev sahipliği, devlet idaresine merkezlik yapmış olan Topkapı Sarayı, 9 Ekim 1924’ten beri müze olarak ziyaretçilere açık. Topkapı Sarayı Harem bölümü hariç bütün kısımlarına Müzekart ile girilebiliyor.
Osmanlı Devleti'nin idari yapısını anlamak, saray yaşamını gözlemlemek ve Osmanlı İmparatorluğu'nun sahip olduğu zenginliklere tanık olmak istiyorsanız Topkapı Saray Müzesi’ni mutlaka ziyaret etmelisiniz.

AYASOFYA MÜZESİ
İstanbul’da inşa edilmiş en büyük Bizans kilisesi olan Ayasofya’nın tarihi 537 yılına dayanıyor. Aynı yerde 3 kere inşa edilen Ayasofya, İlk yapıldığında Büyük Kilise anlamına gelen Megale Ekklesia adını almış. V. yüzyıldan itibaren ise Hagia Sophia yani Kutsal Hikmet olarak adlandırılmış.
1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi ile Ayasofya adını alan ve varlığına bir cami olarak devam eden Ayasofya Müzesi’ndeki, VI. yüzyılda yapılan orijinal tavan mozaiklerinin bitkisel ve geometrik motifleri, VIII. yüzyıldaki tasvir yasağının bitiminden sonra eklenen tasvirli mozaikler mutlaka görülmeli. Ayrıca içeride, Osmanlı döneminde eklenen minber, mihrap, vaaz kürsüleri, ahşap korkuluklar, kütüphaneler de mevcut. Müzekart’ınız ile binanın dışında bulunan padişah türbelerini de ziyaret etmek mümkün.

İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZESİ
İstanbul Arkeoloji Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi olmak üzere üç ana birimden oluşuyor.
13 Haziran 1891 tarihinde ziyarete açılan müzenin kurucusu ise Osman Hamdi Bey. 1887–1888 yıllarında, dönemin en önemli keşfi olarak kabul edilen Sidon Kral Nekropolü Kazıları'ndan İstanbul'a getirilen İskender Lahdi ve Tabnit Lahdi, Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen önemli eserlerden bazıları.
Eski Şark Eserleri Müzesi ise yine Osman Hamdi Bey tarafından Güzel Sanatlar Akademisi olarak kurulmuş. 1917–1919 yılları arasında, dönemin arkeoloji müzesi müdürü Halil Edhem Bey tarafından Yakın Doğu ülkeleri eserlerinin sergilenmesi amacı ile müze haline getirilmiş ve hala da bu eserler sergilenmekte.
Arkeoloji Müzesi ziyaretinizi Selçuklu etkisinde yapılmış Osmanlı sivil mimarisinin İstanbul'da bulunan tek örneği Çinili Köşk’ü ziyaret ile keyifli bir şekilde sonlandırabilirsiniz.

İSTANBUL KARİYE MÜZESİ
Kariye kelimesinin kökeni Yunanca’da ‘kent dışı’ anlamına gelen ‘khora sözcüğü’. Kariye Müzesi, 534'te Iustinianus döneminde Aziz Theodius tarafından yaptırılan manastır kompleksinden geriye kalan tek sağlam yapı.
İstanbul’un fethinden sonra 1511 yılında camiye dönüştürülen yapının cami olarak kullanıldığı döneme ilişkin detaylar, dış köşedeki minare ve içeride güneydoğu köşesindeki mihraptan ibaret. Müze içindeyse mozaikler ve freskler mevcut. Ortaçağ'da Rönesans dönemini haber veren mozaiklerden dış nartekste İsa'nın hayatı, iç nartekste ise Meryem'in hayatı anlatılıyor.
Bizans resim sanatının son dönemine ilişkin, XIV. yüzyıla tarihlenen en güzel örneklerin bulunduğu Kariye Müzesi’nin tüm bölümleri Müzekart ile gezilebiliyor.

ANKARA ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ
1938 yılından itibaren Ankara’daki Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın onarılmaya başlaması ile kurulmaya başlanan Ankara Medeniyetler Müzesi, 1968 yılında bugünkü son halini almış.
Müzede yayınlanan koleksiyonlar; Paleolitik Çağ, Neolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Eski Hitit ve Hitit İmparatorluk Çağı, Frig Krallığı, Geç Hitit Krallığı, Urartu Krallığı, Lidya Dönemi, M.Ö 1200'lerden Günümüze Anadolu Uygarlıkları, Çağlar Boyu Ankara olarak sınıflandırılmış.
Kendine özgü koleksiyonlarıyla dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi Ankara’daki kültür turunuza mutlaka eklemeniz gereken bir adres.

ANKARA ETNOGRAFYA MÜZESİ
1930 yılından beri ziyarete açık Etnografya Müzesi'nde, Türk Sanatının Selçuklu Devrinden günümüze kadar devam eden örnekleri sergileniyor.
Koleksiyonunda; Anadolu'nun çeşitli yörelerinden derlenmiş halk giysileri, ayakkabı, takunya örnekleri, çeşitli keseler, oyalar, bohçalar, yatak örtüleri, çeşitli yörelerden halı ve kilimler, Anadolu maden sanatını temsil eden çok çeşitli eserler, Osmanlı Devri yayları, okları, Türk çini porselenleri ve Kütahya porselenleri, Türk yazı sanatının güzel örneklerinden levhalar bulunuyor.
Müzedeki kütüphanede, Anadolu etnografya ve folkloru, sanat tarihiyle ilgili eserleri de inceleyebilir ve bu konularda derinlemesine bilgi sahibi olabilirsiniz.

TÜRK İSLAM ESERLERİ MÜZESİ-BURSA
Günümüzde Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan yapı, 1419 yılında, Yeşil Türbe’nin binalarından biri olarak cami, imaret, türbe ve han ile birlikte inşa ettirilen Yeşil Medrese.
1975 yılından itibaren Türk İslam Eserleri Müzesi olarak ziyarete açılmış yapı, 1930-1972 yılları arasında Bursa Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapmış.
Tarihi medrese içinde 12. yy’dan 20 yüzyıla uzanan maden, keramik, ahşap, işleme, el yazması kitaplar, sikke, kitabeler ve mezar taşları ile etnografik malzemeler sergilenen müze, Müzekart’ınızla gezebileceğiniz, Bursa kültür rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri.

DENİZLİ HİERAPOLİS ÖREN YERİ
Hierapolis Antik Kenti, içerisinde bulunan bir çok ibadet alanından dolayı arkeoloji literatüründe ‘Kutsal Kent’ olarak anılır. Ünlü kent plancısı Miletoslu Hippodamos'un adıyla anılan ızgara kent planına göre inşa edilmiş Hierapolis’in en çok ziyaret edilen bölümleri ise 9.500 kişilik antik tiyatrosu, Apollon Tapınağı, nekropol ve içindeki bir çok hamam yapısı.
Hierapolis, Roma İmparatoru Neron döneminde, MS 60 yılındaki büyük depreme kadar, Hellenistik kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürür. Üst üste yaşadığı depremlerden sonra, tüm Hellenistik niteliğini kaybeder ve tipik bir Roma kenti görünümünü alır.
1988'de Pamukkale ile beraber Doğal ve Kültürel Dünya Mirası listesine girerek korumaya alınan Hieropolis Antik Kenti’ni, Antik Havuz bölümü dışında Müzekart’ınızla ziyaret edebileceğiniz müzelerden.
Müzekart’ın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müzelerin dışında, özel müzeler için de avantajları mevcut. Müzekart’ınız ile İstanbul Modern yılda 1 kez ücretsiz, Rahmi Koç Müzesi %20 indirimli, Sakıp Sabancı Müzesi’ni 10 TL’ye ziyaret edilebilir.
Devlet Tiyatrosu oyunları biletleri de Müzekart ile %40 indirimli alabilirsiniz.
City