Denizli’de Gezilecek Yerler
Anasayfaya DönTürkiye’nin yükselen büyük şehirlerinden biri olan Denizli, ülkemizin Ege bölgesinde yer alan İzmir’den sonra gelen en gelişmiş tarihi kenti olarak bilinir. Sadece tarihi dokusu ile değil kültürü ve birbirinden lezzetli yemekleri ile de yerli yabancı bir çok ziyaretçileri büyüleyen Denizli, eşsiz doğa güzellikleri ile de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmeyi başarıyor. Sadece Denizli’yi ziyaret edenlerin değil Denizli’de yaşayanların da gezip görebileceği Denizli’nin saklı kalan eşsiz doğal güzellikleri ile tanışmak için bu ilde mutlaka görmeniz gereken yerleri birlikte incelemeye başlayalım.
Pamukkale Travertenleri
UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Pamukkale Travertenleri Türkiye’nin de en önemli turizm merkezlerinden biridir. Doğal yollarla oluşan eşsiz güzellikteki travertenler ziyaretçileri büyülerken Pamukkale Travertenleri’nin hemen arkasına kurulmuş olan Hierapolis Antik Kenti de bu bölgede farklı dokuların var olmasına olanak tanıyor.

Şehrin en önemli simgesi haline gelen Pamukkale Travertenleri, eşsiz güzelliği ve binlerce yıllık Antik Kent dokusu ile Denizli’de mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olarak bilinir. Travertenlerde bulunan doğal sıcak kaynaklarının yüksek oranda mineral ve karbonat içermesi ise özellikle romatizma ve deri hastalıkları gibi birçok rahatsızlığa karşı koruyucu olduğu savunuluyor. Bu nedenle yılın her mevsimi yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisi ile karşılaşan Pamukkale Travertenleri, Denizli’de uzun yıllardır en önemli turizm merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Hierapolis Antik Kenti
İsmini Yunan Mitolojisinde Bergama’nın kurucusu olarak bilinen Telephos’un karısı Amazonlar Kraliçesi Hiera’dan aldığı tahmin edilen ve Denizli merkezinin yaklaşık 18 km kuzey kısmında, Pamukkale Travertenlerinin hemen arka tarafında yer alan Hierapolis Antik Kenti, Denizli’ye uğrayanların mutlaka görmesi gereken tarihi alanlarından biri olarak yer alır.
Arkeologlar tarafından ‘’Holy City’’ yani bir diğer anlamıyla ‘’Kutsal Kent’’ olarak adlandırılan Hierapolis Antik Kenti, bu bölgede yer alan birçok tapınak ve dinsel yapılanmalarla uzun yıllardır Denizli’ye gelen ziyaretçilerin ilgisini büyük oranda çekmeyi başarıyor. 1988 yılından bu yana UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Hierapolis Antik Kenti’nin tam kuruluş tarihi belirsizliğini koruyor olsa da; Bergama Krallığı zamanında MÖ 2. yüzyılda Eumenes tarafından kurulmuş olduğu düşünülmektedir.
Her ne kadar Hierapolis Antik Kenti MS 60 yılında ve sonrasında gerçekleşen büyük depremlerden büyük oranda zarar görerek Helenistik özelliklerini kaybetse de Roma döneminden kalan Domitian Yolu ve Kapısı, Oktokonus Tapınağı, büyük amfi tiyatrosu Frontinus Caddesi ve Kapısı, Agora, Kuzey Bizans Kapısı, Güney Bizans Kapısı, Apollon kutsal alanı, su kanalları, Direkli Kilisesi, katedrali ve Roma hamamı gibi yapıları ile ziyaretçilerini tarihi bir doku ile buluşturmayı başarıyor.
Saklı Göl
Denizli’nin merkezine epey uzak olması nedeniyle her ne kadar yerli ve yabancı turistlerin pek ilgisini çekmese de; özellikle Denizli’de yaşayanların vazgeçilmez haftasonu ziyaretlerinden biri olarak bilinir. Uzun yıllardır bakir kalan ve yeşilin doğa ile muhteşem uyumunu yakalayan Saklı Göl’de huzurlu bir pazar günü geçirmeden Denizli’den ayrılmanızı tavsiye etmiyoruz.
Işıklı Göl
Denizli’de yaşayanların alternatif pazar kaçamağı haline gelen Işıklı Göl,hem su kuşlarının üreme alanı hem de balık çiftliği olarak büyüleyici ekosistemi ile ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başarıyor. Özellikle bahar aylarında göl yüzeyini kaplayan nilüferler ve gölün üstünde her daim bulunan su kuşları ile fotoğrafçıların ilk uğrak yeri haline gelen Işıklı Göl, ne yazık ki son yıllarda bilinçsiz avlanma sebebiyle yok olma tehlikesi yaşıyor.
Tokalı Kanyonu
Çivril’e bağlı olan Işıklı Göl’ün hemen yakınında yer alan Tokalı Kanyonu, yerli ya da yabancı maceraperstlerin en uğrak yerlerinden biri. Yerliler tarafından Akdağ olarak da bilinen Tokalı Kanyonu’nu boydan boya yürüyerek geçmek ise yaklaşık 8 saati bulabiliyor. Yol boyunca tırmanma ya da kayaların altından yüzerek geçmek gibi etapların da yer aldığı Tokalı Kanyon’unu tamamlamak isteyenlerin mutlaka tam teçhizatlı gelmelerini öneriyoruz.

Kleopatra Havuzu
23 yüzyıllık bir havuz olan Kleopatra havuzu yerliler tarafından Antik Havuz olarak da adlandırılıyor. Özellikle Pamukkale Travertenleri’ne oldukça yakın olması nedeniyle yerli yabancı yüzlerce turistin vazgeçilmez durağı haline gelen Kleopatra Havuzu, yüzyıllar önce meydana gelen büyük depremin şehrin ortasında doğal yollarla oluşturduğu çukurdan meydana gelmiştir. Çukurun içine devrilen sütunlar ve özgür kalan termal suların çukurun içinde devir daim yapması ise antik havuzu büyüleyici bir manzaraya dönüştürüyor. Özellikle su altı fotoğrafçılarının büyük ilgisi ile karşılaşan Kleopatra Havuzu’nu mutlaka görmenizi tavsiye ederiz.
Tripolls Antik Kenti
Denizli merkezine yaklaşık 40 km uzaklıkta bulunan Buldan ilçesine bağlı yamaç üzerine kurulan Tripolls Antik Kenti Yenicekent kasabası ve Menderes Nehri arasında yer alır. Tripolls Antik Kenti’nin kuruluş tarihi net olmamakla birlikte gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda bulunan kalıntılara göre MÖ 5500 yani Geç Neolitik- Erken Kalkolitik Dönem’e kadar uzanıyor. Tarihi konumu olarak da Frigya – Lidya ve Karya Uygarlıkları kesişiminde bulunan ve o dönem süresince ticaret sayesinde zenginleşme avantajı yakalayan Tripolls Antik Kenti ne yazık ki geçmişte yaşanan büyük depremlerden büyük oranda zarar görmüştür. Buna karşın Roma Döneminden kalan tarihi dokusundan pek bir şey kaybetmeyen Tripolls Antik Kenti hala yerli yabancı turistlerin ilgisini çekmeyi başarıyor.
Laodikeia Antik Kenti
Şehir merkezine yaklaşık 5 - 6 km uzaklıkta yer alan Laodikeia Antik Kenti Denizli’de kurulan tarihi ilk kentlerden biri olarak biliniyor. Hıristiyan dünyasının en önemli ve eski kutsal yapılarından biri olan tarihi kilisenin Laodikeia Antik Kenti içinde yer alması ise bu bölgeyi özellikle yabancı turistlerin vazgeçilmez turistik yerlerinden biri haline getiriyor. Arkeolojik incelemeler sonucunda Seleukos Kralı II. Antiokhos’un karısı Laodike için kurulduğu kanıtlanan bu Antik Kent; MÖ yaklaşık 261-263 yılları arasında oluşturulmuştur. MS 60 yılında gerçekleşen büyük depremle yerle bir olan Laodikeia Antik Kenti içinde depreme rağmen bugün Anadolu’nun en büyük stadyumu dahil olmak üzere 2 tiyatro, 4 hamam, 5 agora, 5 çeşme, 2 anıtsal giriş kapısı, meclis binası, tapınaklar, evler, kiliseler ve caddeler gibi tarihi yapıların kalıntılarını rahatlıkla görmek mümkündür.
Denizli Merkez
Yüzlerce yıllık tarihi dokusu ve el sanatlarına verdiği değer ile Denizli, merkezinde de bu değerlerini korumayı başaran nadir şehirlerden biridir. Babadağlar İşhanı içinde yer alan ve Denizli’nin simgesi haline gelen dokumacılık ürünlerini incelemeden Denizli’den ayrılmanızı kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Bunun yanı sıra Denizli’de Tarihi Kaleiçi Çarşısında yer alan kuyumculuk, bakırcılık, demircilik gibi geleneksel el sanatlarını inceleyebilir, Teleferikle Bağbaşı yaylasını ziyaret edebilirsiniz.
Denizli Aqua City
Denizli’nin tarihi dokusu ve birbirinden eşsiz güzelliklerinden vazgeçmek istemeyenler için Sinpaş’tan muhteşem bir proje sizlerle buluşuyor. Denizli’nin merkezinde tatil köyünde yaşıyormuş gibi hissedebileceğiniz Sinpaş Denizli Aqua City sizleri hayallerinizle buluşturacak.
Suya sıfır yalıları, göl ve bahçe evleri, uzun yürüyüş parkurları, tropikal kumlu kumsalı ve eğlenceli alışveriş alanları ile Denizli’nin en prestijli konut projesi olan Sinpaş Denizli Aqua City, Denizli’nin eşsiz doğal güzelliklerini evinizden hissetmenize destek olacak. Siz de Denizli’nin tarihi atmosferinden vazgeçemeyenlerdenseniz şehrin en hızlı değerlenen ve en çok kazandıran muhitinde yer alan Denizli Aqua City ile tanışmaya başlayın.
City